Otomotiv Talebini Belirleyen Makro Koşullar
Aralık 2024 para politikasında dönüm noktası oldu: TCMB, sıkılaşma döngüsünü sonlandırıp politika faizini %50'den %47,5'e indirerek ilk faiz indirimini yaptı. Yıl boyunca %50 seviyesinde kalan yüksek faiz, taşıt kredisi talebini baskılamıştı; indirim döngüsünün başlaması 2025 için finansman koşullarının gevşeyeceğine işaret ediyor. Enflasyon tarafında TÜFE, yıl ortasındaki %75 zirvesinden yıl sonunda %44,38'e geriledi.
Talebin öncü göstergesi olan otomobil satın alma eğilimi endeksi, Aralık 2024'te bir önceki aya göre %7,2 gibi güçlü bir sıçramayla 21,3'e çıktı — yıl başındaki 16-17 bandından kayda değer bir iyileşme. Faiz indirimi beklentisi ve dezenflasyon, tüketicinin araç alma iştahını yılın sonuna doğru canlandırdı.
Finansman, Vergi ve Küresel Bağlam
Taşıt kredisi stoku 2024 sonunda 472,6 milyar TL'ye ulaştı — bir yılda %37 büyüme. Yüksek faize rağmen kredili araç talebinin sürmesi, hem araç fiyatlarındaki artışı hem de finansmana erişimin yaygınlığını yansıtıyor. Otomotiv, kamu maliyesi için de kilit bir kalem: motorlu taşıtlardan tahsil edilen ÖTV, toplam ÖTV gelirinin son yıllarda üçte biri ile yarısı arasında bir paya ulaştı. Sıfır otomobil, TÜFE sepetinde de yaklaşık %6-7 bandında ağırlık taşıyor.
Küresel tarafta LMC Automotive, 2024 dünya otomotiv pazarını bir önceki yıla göre %2 artışla 91,8 milyon adet olarak öngörüyor. Pazarın yarısına yakınını Asya/Pasifik oluşturuyor; Kuzey Amerika ve Batı Avrupa onu izliyor. Türkiye'nin de dahil olduğu ihracat pazarlarındaki bu ılımlı büyüme, üretimin ihracata bağımlı yapısı düşünüldüğünde iç pazar kadar dış talebin de yakından izlenmesini gerektiriyor.