Otomotiv Talebini Belirleyen Makro Koşullar
Eylül 2025 itibarıyla para politikasında gevşeme başladı: TCMB politika faizini %43'ten %40,5'e indirdi. Faiz indirim döngüsünün başlaması, taşıt kredisi maliyetini kademeli olarak düşürerek kredili araç talebini destekleyecek en önemli gelişme. Enflasyon tarafında TÜFE yıllık %33,29, Yİ-ÜFE ise %26,59 seviyesinde; dezenflasyon eğilimi, faiz indirimlerinin devamı için zemin hazırlıyor.
Talebin öncü göstergesi olan otomobil satın alma eğilimi endeksi, Eylül 2025'te bir önceki aya göre %1,8 artarak 24,3'e yükseldi — bir yıl önceki 18-19 bandından belirgin bir iyileşme. Tüketicinin araç alma iştahındaki bu toparlanma, pazarın 2025 boyunca güçlü seyretmesini açıklıyor.
Finansman, Vergi ve Küresel Bağlam
Taşıt kredisi stoku son yıllarda hızla büyüdü: 2022'de 231 milyar TL olan stok, 478 milyar TL'yi aştı. Bu büyümenin ardında hem araç fiyatlarındaki artış hem de kredili satın almanın yaygınlaşması var. Otomotiv, kamu maliyesi için de kilit bir kalem: motorlu taşıtlardan tahsil edilen ÖTV, toplam ÖTV gelirinin son yıllarda üçte biri ile yarısı arasında bir paya ulaştı. Sıfır otomobil, TÜFE sepetinde de yaklaşık %6-9 bandında ağırlık taşıyor; araç fiyatları enflasyon algısını doğrudan etkiliyor.
Küresel tarafta LMC Automotive, 2025 dünya otomotiv pazarını bir önceki yıla göre %1,2 artışla 93,3 milyon adet olarak öngörüyor. Pazarın yarısına yakınını Asya/Pasifik oluşturuyor; Kuzey Amerika ve Batı Avrupa onu izliyor. Türkiye'nin de dahil olduğu ihracat pazarlarındaki bu ılımlı büyüme, üretimin ihracata bağımlı yapısı düşünüldüğünde iç pazar kadar dış talebin de yakından izlenmesini gerektiriyor.